Sekreter Escort Gülçin’le Aşk Dolu Geceler

Seksi Kadıköy Escort bayanlardan biri olacağımı ve belki de en özeli olacağıma emin olabilirsiniz. Bunları yaşarken sizlerle birlikte bütün sınırları aşıyor olacağız ve artık bir bayanın güzelliğini fark ediyor ve burada yaşamanın ne kadar daha değişken bir güzellik olduğunu görerek sizlerin de hayal ettiği şeylerin var olabilecek olduğunu görüyorsunuz. Bu sınırlar sadece soyut olarak görülüyorlar ama bazen Escort Bayan gecelerde bunların ortadan kalktığını ve birlikte olan uyumlu şeylerin ne kadar memnuniyet verici olay cinsel süreçtir olduğunu görüyoruz. Seks konusunda ki güzellikleri yaşarken bir de bunların daha verimli olan bir alanı olduğunu ve böylelikle mutluluk konusundaki bakış açılarının daha farklı Tuzla Escort kadınlarla yaşanabilecek olduğunu da fark ediyorsunuz. Bu şehrin güzel eğlence alanlarını ve daha güzel buluşma mekânlarına gidebiliriz ve böylelikle sizler kendi arabanızla gelerek beni alabilir ve gezerek daha güzel bir mutlu seans yaşayabiliriz. Böylelikle kafanıza koyduğunuz şeylerinde gerçek olduğunu ve buralardaki mutlulukların çok daha güzel olarak yaşanabilecek olan bir tarz olduğunu görürüz.

Read Moreby rootSekreter Escort Gülçin’le Aşk Dolu Geceler için yorumlar kapalı

sekreterle ask

merhabalar ben İstanbul da yaşayan 35 yaşında bir erkeğim size bir anımı anlatacağım bir sekreter ofisimde işe başladı yaşı 22 falandı ama harika bir fiziği vardı birde yeşil gözleri tam bir afetti kafam tam anlamıyla ona takılmıştı nasıl baştan çıkarırım diye düşündüm ona seksten bahsedip aramızdaki mesafeyi kaldırmak istiyordum ama nasıl bende porno cdler vardı ama nasıl teklif edecektim birgün akşama dogru hayvanlardan bahsediyordum bir den aklıma geldi bir tane cd vardı köpek kadını sikiyordu sekreterim olan yasemine sordum sen hiç hayvanla ilişkiye giren kadın gördün mü dedim yok dedi görmek ister misin dedim güldü hemen cd yi getirdim bilgisayara koydum yanıma sandalye çekti oturdu film başladı köpek kadını inanılmaz sikiyordu yok böyle bir şey dedi ama merakla seyrediyordu ama kızarmıştı yüzü ve film bitti istersen başkada var dedim olu seyredelim dedi ama hayvanlı yok dedim fark etmez dedi ondada filimin koptuğunu anladım bir cd koydum anal yapıyorlardı seyretmeye başladık ve bir süre sonra elimi onun eteğinin altına soktum tepki vermedi amına dogru götürdüm inanılmaz ıslanmıştı amı dudaklarından yapıştık olmaz böyle bir şey kız yanıyordu hemen benimkini çıkardı azına aldı deliler gibi yalıyordu inanılmaz dolmuştum geliyorum dedim gel dedi o güzel dudaklara fışkırtmıştım siperlerimi ve hepsini yuttu daha sonra yalayarak bir daha kaldırdı bende onu masanın üstüne uzattım bacaklarının arasına girdim amını yalamaya başladım ama harika bir amcık benimkini elime aldım amına götürecektim ben kızım dedi ve çantasından krem getirdi önüme domaldı götünü kıremledim hafifçe açtım ve dayadım benimkini ucunu yavaş yavaş sokmaya başladım birden kökledim bir çığlık attı ama ben artık girmiştim biraz içinde hareketsiz durdum daha sonra yavaş yavaş ileri geri yapmaya başladım bana daha yavaş olmamı söyledi ve birden hızlandım ama götünü parçalarcasına sikiyordum ve götüne boşaldım oda bu esnada birkaç kez boşaldı sanıyorum ve ofisteki duşa gittik temizlendik biraz mahcup biraz utangaç bana bakıyordu çok harikaydın dedim sende dedi ve bir daha dudaklarına yapıştım oda o utangaçlığı atmıştı üstünden beni yalamaya başladı birde ofisin banyosunda arkadan girdim artık alışmıştı bu sefer harika oluyor dedi götü iyice açılmıştı arkadan vurdukça göğüsleri fırlayacakmış gibi oynuyordu birden sikimi arkasından çıkardı ve amına dayadı ne olur gir dayanamıyorum dedi o heyecanla bir giriş yaptım bir çığlık yine hızlı hızlı girip çıkıyordum amına ve yasemin boşaldı bende aynı anda boşaldım inanılmaz bir zevkti ve artık hergün akşam mesayiden sonra onu heryerinden sikiyor ve eve rahatlamış bir şekilde gönderiyoru.

üçlü aşk

Evlilikte aşk iki kişi arasına sıkışırsa boğulur, beslenemez. Aşk için tek çıkış yolu bu durumda yeni ilişkilerdir. Çelişki gibi gözükse de, bu ilişkiler çiftlerin birbirlerine olan aşkını da güçlendirir onları birbirine daha sıkı bağlar.Karımın arkadaşları ile gittiği bir sinemada tanıştığı    evli ve yakışıklı bir erkekle yaşadığı heyecan dolu aşk bunun en iyi örneği. karım ondan gerçekten hoşlandığını bana söylediğinde duyduğum    mutluluğu anlatmam imkansız. Tek bir şey istemiştim o zaman karımdan, onla burada evimizde sevişmesini.Karım da öyle yapmış ve onla gittiği    bir yemekten sonra gece birde eve getirmişti onu. Onur bey`i gördüğümde ben de rahatlamıştım bir anda. Çünkü gerçekten yakışıklı, nazik bir erkekti. Üstelik en önemlisi, karıma bakışlarından onu ne kadar çok arzuladığını hemen farkediyordum. Aynı arzu dolu bakışları karımın gözlerinde    de hissetmek bana çok zevk vermişti.Karımla birlikte kanepeye oturmaları ile dudaklarının birbirine kenetlenmesi bir anda oldu. Belli ki, öpüşmeye doyamamışlardı. Onur beyin elinin karımın kısa eteğinin içine dalışı ile birlikte .    karımın bacaklarının ayrılışı çok güzeldi. Karşımda hem karımın dudaklarını emiyor,    hem de eliyle külodunun arasından karımın vıcık vıcık amıyla oynuyordu. Aynı anda karım da onun önünü tutmuş, kabarıklığını parmakları ile kavramış ve kendinden geçmişti.Her ne kadar hep hayalini kumuş olsam da karımın benden başka bir erkekle bu kadar çılgınca sevişeceğini hiç düşünemezdim. Her şeyiyle veriyordu işte kendini ona.Karım Onur beyin kemerini çözüp fermuarını açarken benim de heyecandan nefesim kesilmişti adeta. karımın tecrübeli eli bir anda adamın yarağını donunun içinde kavramış ve dışarı çıkarmıştı. Adamın dikilmiş yarağını zevkle seyretmeye başladım.    karım önce yarağı boylu boyunca yalamış, sonra da Onur beyin siyah kıllı taşaklarını emmeye başlamıştı. karımla arzuladığı erkeklerden o kadar çok konuşuyorduk ki, bu taşakların ve yarağın karımın hayal ettiği ile tıpatıp aynı olduğunu söyleyebilirdim pekala.Ayrıca Onur bey sadece karıma değil, bana da olağanüstü zevk veriyordu. Gözlerim karımın emdiği o taşaklara ve yarağa kilitlenmişti adeta.Daha fazla dayanacak halim kalmadığı için    olduğum yerde çırılçıplak soyundum ve kalkmış sikimle oynamaya başladım. Sol elimle de hep yaptığım gibi kendi vücudumu okşuyordum.Onlar yarı çıplak    ben ise çırılçıplaktım. Bu kez de Onur beyin bakışları benim üzerimde dolaşıyordu bu defa. Sonunda yerimden kalktım ve yanlarına gittim. Onur beyin gömlek düğmelerini çözmeye başladım. Aynı anda onun elinin de benim karnımda ve kalçalarımda dolaştığını hissediyordum. Gömleğini çıkarınca hafif kıllı güzel vücudu ortaya çıkmıştı. karımın tepkisinin ne olacağını bilemediğim için ona daha fazla yakınlaşmadan karımı soymaya başladım. karımın en    son olarak sütyenini çıkardığımda Onur bey karımın ağzına boşalmaya başlamıştı bile. Çoğunu yuttu karım ağzındakinin, sadece az bir bölümünü ağzından    çıkarıp boynuna doğru süzülmeye bıraktı.Ardarda orgazm olmaya alışık karım hala zevkten titriyordu. Yanımızda ayrılıp yatak odasına gitti. Peşinden gidip menili    dudaklarından öptüm ve “iyi misin?” diye sordum.”Oh çok iyiyim. Sevgilimi de çağır haydi, hep birlikte sikişelim.” diye cevapladı beni karım.Onur beyin yanına dönüp, “karım bizi bekliyor, üçümüz birlikte sevişebiliriz sanırım .    yatak odamızda” dedim heyecanla.”Tabii çok zevk alırım” dedi Onur bey.    Siki hala tam inmemişti. “Karınız olağanüstü bir kadın” diye de devam etti.”Siz de gerçekten yakışıklı ve tam da karımın hayal    ettiği gibi bir erkeksiniz, yakışıklısınız ve vücudunuz da çok seksi” dedim gülerek.”Sizin de vücudunuz çok seksi” diyerek yanıma geldi .    ve karnımı, taşaklarımı okşadı.Karımın yanına gittiğimizde karım boşalmak üzereydi ve yatakta kıvranıyordu. Bacaklarını kaldırıp Onur beyi üstüne aldıktan sonra çığlıklar    atmaya başladı.Bacak aralarına baktığımda organlarının çoktan birleşmiş olduğunu gördüm. Adamın kalın damarlı yarağı, karımın içine girerken dudaklarını da gerip içeri gömüyordu. Evli her erkeğin zevkten çıldıracağı bir görüntüydü bu gerçekten .    de.Onur bey neredeyse 20 dakikaya yakın gidip geldi karımın iyice    vıcık vıcık olmuş amının içinde. karım bu süre içinde sanırım 4-5 kez orgazm olmuştu. Ama sevgilisi içine patladığında kasılıp kaldı. Onur beyin yarağı bembeyaz çıkıyordu karımın içinden, sonra da tekrar içeri girerken, o meni karımın dudakları arasından sıyrılarak karımın kalçalarının .    arasına doğru süzülüyordu.Onur bey karımın içinden çıkıp, yana geçince hiç duraksamadan başımı karımın bacak arasına gömdüm. Önce kalçalarının arasına akanlardan başlayarak amının etrafına bulalmış bütün menileri yaladım. Ardından da amının kanalının içini eme eme onların aşkından kendime düşen payımı aldım.Sabaha    doğru üçümüzün de vücudu vıcık vıcıktı. Hepimizin sıvısı birbirine karışmıştı. karım Onur beyle benim birbirimize alışmamız için çok çaba göstermiş, bizi birbirimize yalatmış, üstümüze akıttırtmıştı. Doğrusu, ben de, Onur bey de bundan hiç şikayetçi olmamıştık. Gönderen: fomln

aşk gemisi

İzmir`de yeni bir gün doğarken hızla kalktı Franko. Buraya ailesiyle İspanya`dan geldiğinden beri mutsuz bir çocuk olmuştu. Ülkesinde geride bıraktıkları onu kendisine doğru çekiyor ve derin bir melankoliye sürüklüyordu ama hayatının o gün, erdemin yok olduğu karanlık yollardan biriyle mutlu    bir tesadüf sonucu kesişeceğini bilseydi eğer; yakışıklı yüzünde o somurtma .    yerine şeytanı kendinden şüpheye düşürecek bir gülümseme olurdu.İspanya da en çok özlediği şey tanrının insana bahşettiği en büyük ve etkileyici aletlerden olan, önünden eski bir rahibin haşmetli asası gibi yükselen    aleti için çıldıran bakirelerdi. Franko bir rahip değildi. O sahip olduğu kutlu armağanı daha çok bir askerin mızrağını kullandığı gibi kullanıyordu. Ama asker, uzun zamandır idmansız kalmıştı. Artık savaşın ve kanın zevkini yeniden tatmak istiyordu. Dışarıdaki işlerini halletmek için hazırlandı.    Ailesine sevimsizce gülümsedi ve dışarı çıktı. İçinden derin arzularını paylaşamayacak insanlarla iletişim kurmak gelmiyordu. Ama neyse ki bu konuda rahattı. Ailesi onu evde bırakıp tatile gideceklerdi. Bunun için tanrıya içerlemişti. .    hergün boynuna astığı gümüş haçı o gün asmadı. Şimdi dışarıda    kol gezen onca kötülüğe karşı korunmasız gezmek zorundaydı. Vapura binip karşıya geçecekti. Orada buluşması gereken biri vardı. Okulda tanıştığı ve ispanyol kızlarını aratmayacak kadar güzel, bir su perisi kadar saf bir kız onun davetkar sözlerine daha fazla karşı koyamamıştı. Oraya    gitti. Ama kız yoktu. Kendisine karşı yapılan bu büyük hakaretten dolayı sinirle doldu ve yüzü kızardı. Pantolonunun içindeki aletin sertleştiğini    ve demir kadar bükülmez hale geldiğini fark etti. Kendini zor tutarak tekrar vapura bindi. Artık o kendini beğenmiş, insanların işlerine    burnunu sokmaktan kesin bir zevk alan tanrıya açık açık küfrediyordu. Ama o da görecekti. aletini onun göz kırpan deliğinden içeri soktuğunda hazların en büyüğünü tadacaktı. Bu düşünceler içinde neredeyse temas bile etmeden volkan gibi patlamaya ve fışkırmaya hazır olan aleti    pantolonu yırtacak gibiyken yanına bir genç çocuk oturdu. 17-18 yaşlarında görünüyordu. Kesinlikle 20 sine yeni basmış Frankodan daha büyük değildi. .    Cennetin bahçelerinde dolaşan hurilerin giydikleri ince elbiseler kadar beyaz bir teni ve garip bir ışıkla parlayan zümrüt yeşili gözleri vardı.    Simsiyah saçlar insanı karşısında ağlatacak kadar güzel yüzünü çevreliyordu. Tanrının şaheseri olarak yaratıp gurur duyduğu bu yaratığa şeytan da sahip    olduğu tüm çekiciliği vermişti. Franko gözlerini alamadan onu izlerken onun gibi tapılası bir varlığın da bakışlarıyla genç adamı süzdüğünü görüyordu.Hiç konuşmadan birbirlerine iyice yapıştırdılar vücutlarını ki ilahi hazzın bedenlerinden akarak ruhlarını şahlandırmasını hissedebilsinler. Yeşil gözler bir şevhet denizi gibi yutuyordu Franko`yu. Tam o sırada pantolonun üzerinde onun eli gezinmeye başladı. Yavaşça, sadece dokunuşuyla bile acı ve zevk yaşatarak bedeninin merkezindeki    yükseltiye doğru ilerliyordu yakan el. İnsanın dayanma sınırını aşmıştı artık yaşanan ve Franko bir yandan daha sesini bile duymadığı çocuğu kalkıp vapurun personel haricinin girmesi yasak olan makine dairesine doğru sürükledi. Şansına kimsenin olmadığı o yüksek gürültülü odada haşince dudaklarına yapıştı. Çocuk inliyordu ama makinaların yüksek sesinden hiç birşeyi duymak .    mümkün değildi. Elleriyle sıkıca sardı ve sanki en pahalı kaz    tüyünden bir yastığa koyarcasına elini kalçalarına koydu. Sırtından tutarak kendi göğsüne bastırdı ve tişörtünü neredeyse yırtarak üzerinden sıyırdı. Çocuğun ince    beyaz elleri de onun pantolonuyla ilgileniyordu. Artık kaslı yanık tenli vücudu ortaya çıkmıştı Franko`nun. O da çocuğun üstüne giydiği gömleğin .    çıt çıtlı düğmelerini tek bir hareketiyle çıkardı. O sırada Franko`nun pantolonunu çoktan indirmiş olan çocuk kendi pantolonunu da indirmekyedi. Yaptıkları işin riski, aşklarının heyecanı ve hazzın beklentisiyle tatlı bir zevke dönüşmüştü. Franko`nun koca aleti zaten iç çamaşırının dışına taşmıştı    çoktan. O da çocuğun teni gibi beyaz kilodunu yavaşça sıyırdı. .    Karşısında tür ve cins ne olursa olsun yaratılmış en güzel kalçalar çıkmıştı. Ortasında ise beyazlığın tek istisnası olan pembe bir gül goncası ihtisarla yanarak tenin beyazlığını vurguluyordu. Franko büyüsüne kapılmış    bir halde şimdiye kadar ağzında hissettiği en güzel tadı hissetti onun pembe deliğine dil darbelerini savururken.Sanki az pişmiş bir biftek    ağzının içinde dağılıyordu. Dişlerini çok sert geçirmeye başladığında ise bu bifteği tamamlayıcı kırmızı şarap doldu ağzına. İsanın kanını içiyordu Franko.İşte en sonunda birkaç dakika önce yapacağına yemin ettiği şeyi yapmanın da vakti gelmişti. Tanrının göz kırpan deliğine girmenin beklentisiyle mızrağını hazırladı ve erkekliğini önünde hazır bekleyen ve onun için yalvaran .    ilaha sapladı.Acı bir çığlık kulaklarını doldururdu eğer makinaların gürültüsü olayın görkemine eşlik etmeye çalışan bir senfoni gibi herşeyi kendi ulu armonilerine katmasalardı. Ama daha çok çocuğun titremesini hissetti. O titreme    Franko nun da içine yayıldı. Makinaların ritmleriyle uyum içinde bir ritm tutturdular.Birbirlerine yaklaştıkları her anda o aitliğin zevkine varıyorlar, zevkin    de en büyüğünü paylaşıyorlardı. Franko kendi inlemelerini duyabiliyordu ama kendisini öyle kaybetmişti ki sanki yüz ağız aynı anda inliyordu. Öyle    hissediyordu ki, yüz sevişmenin tüm zevkini o yaşıyordu. Sıcaklık inanılmazdı, ses dayanılmazdı. En sonunda patladı. aletinden beyaz dölleri alev kusan    bir dağ gibi cehennemin ooluklarına aktı.Tam o anda da makinaların gürültüsü azaldı. Vapur iskeleye yanaşmıştı. Tek kelime konuşmadan hızla giyindiler. İkisi de yaşadıkları mucizenin etkisiyle ve şehvetin anılarıyla titriyordu. Yukarı çıkıp diğer yolcularla beraber vapurdan indiler. Tam ayrılmadan önce çocuk Franko`nun eline bir kağıt tutuşturdu. Sonra aniden bir kedi çabukluğuyla gözden kayboldu. Franko kağıdı açtığında şunları okudu:   “Sen Franko; acaba tüm bu yaşanılanların gerçek olduğuna inanabilir misin? Dünyevi ve ilahi güçlerin ulaşılamaz kıldıkları şeye ulaşabilir misin? Beni yeniden bulabilir misin?Hayır. Ben senin .    bulman değil araman gereken şeyim. Sürekliliği sağlayacak olanım. Sen ise    onu yaşayacak olansın. Ama bunun için beni ara. Eğer yapabilirsem bir yerlerde ben de seni arıyor olacağım.”Ve siz sevgili okuyucular,    böyle bir ahlaksızlığın öyle bir ödüle dönüşeceğine inanabilir misiniz? Beni bulabilir misiniz? En azından ben, ulaşılmaz değilim.Gönderen: Marquise de Sade

sahnedeki aşk

Merhaba. Size ilk kez yazıyorum. Ben 21 yaşında 173 boyunda, atletik yapıda oldukça yakışıklı bir gencim. Aslen antalyalıyım. İstanbulda bar sahnelerinde müzik yapıyorum. Anlatacağım olay üç ay önce gerçekleşti. Gecenin 11:00 ına yaklaşıyordu. Ön masalarda bir kadın vardı. Sarışın oldukça    güzel ve bakımlı birisi olduğunu hemen belli ediyordu. Bakışlarını bana dikmiş hiç gözlerini ayırmadan sürekli izliyordu. Gözlerimi ne kadar kaçırsamda yine gidip onun elektriğinde buluyordum kendimi. Bende bir türlü ayıramıyordum gözlerimi ondan. Çok farklıydı. Hissedebiliyordum. Programıma ara verip barda bir    sandalyeye oturdum. Tam kendime içeçek birşeyler söylüyordumki yanıma geldi ve oturdu. Merhaba tanışabilirmiyis dedi. Tabi dedim. Ben şafak. Ben eylül dedi. Gerçekten çok güzel müzik yapıyorsunuz dedi. Size bir şey ısmarlıyabilirmiyim dedi. Hayırdır cevabı. Neden? Diye sordum. Çalışıyorum dedi. Burdamı dedim ve güldüm tabi. Oda bana evet. Senin üzerinde çalışıyorum dedi. Beraber dışarı çıktık…Bu sefer kahkahayı patlattım. Ama bu gülüşler sinir, korku, etkilenme karışımı gülüşlerdi. Bana çok güzel güldüğümü söyledi. Ordan burdan konuşup birşeyler içtik. Ben programa devam etmek için    kalkınca program bitiminde sana birşeyler ısmarlıyabilirim dedi. Ben elbette dedim neden olmasın. Program bitinceye kadar çok tatlı ve sexi ses tonu beynimin içinde uğulduyordu. Program bitiminde beraber dışarı çıktık. 32 Yaşlarında vardı. Ve anlatmaya başladı. Sürekli konuşuyordu. Ve ben onu    dinlemeyi seviyordum. Etkilenmiştim ondan.